11 Temmuz 2016 Pazartesi

Srebrenitsa Katliamı

   


    2. Dünya Savaşının Dünyamızda bıraktığı en büyük izlerden biriside Boşnak Katliamıdır. Akıl almaz derecede insanlık dışı gerçekleşen bu katliamın tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmiş olması da bu katliamın bir kez daha ne kadar unutulmaması gerektiğini bize hatırlatır. 
     Yıl 1992. Sovyetler birliğinin dağılmasıyla birçok ülke bağımsızlığını almaya başlamıştı. Bosna-Hersek'in Yugoslavya'dan ayrılmasıyla birlikte ise 3 yıl devam edecek ve bu süre içerisinde binlerce insan hayatını kaybedecekti.
      Bu savaş devam ederken 1995 yılında yaşanan Srebrenitsa Katliamı ise etkisi hala devam eden ve asla unutulmayacak olandır.  
      Nisan 1993’de, BMGK Srebrenica’yı güvenli bölge olarak ilan etti ve bölgeye yönelik her türlü silahlı saldırıyı yasakladı. Ancak bu yasağa uyan olmadı. Sırplar ülkenin çeşitli yerlerine saldırmaya devam ettiler. Temmuz 1995te Radko Miladiç komutasında ki sırplar Srebrenitsa Bölgesine girdiler ve tamamen silahsız ve savunmasız olan Bosnalı Müslümanları katlettiler. 
      Bu bölgede ki insanların ellerinde kendilerini savunacak hiçbir şeyleri yoktu çünkü bu bölge güvenli bölge olarak ilan edilmiş tüm silahlar toplanmıştı. Onları koruması için sadece 400 Hollandalı asker verilmişti ancak onlar ya kaçtı yada rehin alındı. Aslında çoğu kaynak sırplarla iş birliği yaptıklarını söyler. Kadınlara ve çocuklara çeşitli eziyetler yaptılar bir kısmını bölgeden tahliye ettiler. Geriye kalan erkeklerin hepsini öldürdüler.
      Bu katliam hakkında daha detaylı araştırmalar yaparak makaleler okumanızı tavsiye ediyorum. Kısaca bilmeyenler için bu katliamın ne olduğunu anlatmak istedim. Sırplar tarafından Müslümanlara karşı gerçekleştirilen bu vahşetin ayrıntılarını okuduğunuzda eminim sizlerde en az benim kadar derin bir üzüntü duyacaksınız. 
     Bosnalı kardeşlerimizin başı sağ olsun...





22 Haziran 2016 Çarşamba

Kısaca Terörizm İncelemesi

 
 


    Terörizm yenidünya düzeninde karşımıza çıkan en büyük uluslararası problemlerden birisidir. Küreselleşen dünyanın getirdiği en büyük artılardan biri olan kesintisiz iletişim ağı bu sefer terörizmle birlikte karşımıza eksi bir yan olarak çıkmakta. Günümüzde terörist grupların kendi içlerinde kurmuş oldukları ağ onların kolayca güçlenmesinde etkili bir rol oynamakta.
    Peki terörizm nedir? Terörizm; siyasal, dinsel veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere ve resmî yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet içeren davranıştır.  Terörist gruplar amaçlarına ulaşmak için çeşitli eylemlere başvururlar.  Bunlar genellikle sivil halka yönelik olur.
     Terörizmi bireysel ve devlet destekli olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Bireysel terörizm belli bir toplumsal sınıfın taleplerini ya da belli bir etnik grubun sesini duyurmak amacıyla başlamıştır. Devlet destekli terörizm ise devletin başka terör örgütlerini desteklemesi veya kendi halkı ya da başka halklar üzerinde baskı uygulamasıdır.
     Terörizme sebep olan birçok neden vardır. Bireysel terörizm de kişilerin psikolojik rahatsızlıkları olabileceği gibi toplumda bir yer edinme yada ruhsal tatminler için terör eylemi gerçekleştirebilirler. Bunun yanında sınıf farklılıkları, dini ve mezhepsel farklılıklar, adaletsiz ekonomik gelir, ideolojik ayrılıklar ve etnik bölünmeler gibi sebeplerde teröre zemin hazırlar.
    Dünya devletleri çeşitli platformlarda teröre karşı birlikte hareket etme planı yapmışlardır. Terörist gruplara karşı koymak , banka hesaplarını izlemek , ülke giriş çıkış kontrolleri gibi.
    Geçmişten günümüze gerçekleşmiş belli başlı terör olaylarına örnek verecek olursak ; Sihler’in 1985 te Hindistan’da uçak düşürme olayı,  İran-Abadan kentinde sinema salonuna yapılan saldırı (400 sivil hayatını kaybetti) , 1995’te Oklahoma City’deki Federal binaya düzenlenen saldırı , 1996 Atlanta Olimpiyatları saldırısı, 1998’de El-Kaide tarafından ABD’nin Tanzanya ve Kenya’daki Büyükelçiliklerine düzenlenen saldırılar, 11 Eylül 2001 ‘de ABD- Pentagon’a yapılan saldırı, 2003 yılında İstanbul’daki Sinangog , İngiliz Büyükelçiliği ve HSBC Bankasına düzenlenen saldırılar ( El-Kaide), İspanya-Madrid ‘te 2004 yılında tren istasyonuna saldırı (El-Kaide), Hindistan –Bombay’da 2008 ‘de düzenlenen saldırı, 2015 Paris saldırıları (IŞİD), 2015-2016 Ankara Saldırıları (IŞİD).
     Yukarıda şimdiye kadar gerçekleşen terör saldırılarının çok küçük kısmı yer almakta. Terör dünyamızda etkisini gittikçe arttırıyor. Özellikle son birkaç yıldır Ortadoğu’da şiddetli terör olayları devam etmekte. IŞİD ve El-Kaide gibi örgütlerin yanında PKK ve uzantıları da etkisini bölgede hissettiriyor.  Bunun yanında son zamanlarda gerçekleşen terör saldırıları Ortadoğu’nun sınırlarını çoktan aştı. Güvenli olarak nitelendirdiğimiz Avrupa ülkeleri bile terörden nasibini aldı.
     Buna en önemli örneği IŞİD’in Belçika'da 24 Mayıs 2014 yılında yaptığı terör saldırısının ardından yine 22 Mart 2016 tarihinde eş zamanlı olarak Brüksel’in çeşitli yerlerinde gerçekleştirdiği terör olaylarıdır.  Ve bugün Avrupa’nın en merkezi ve güvenli ülkelerinden biri olarak nitelendirebileceğimiz bir ülkenin terör karşısında nasıl zayıf kaldığını anlamış olduk.
     Tüm bu örneklere bakıldığında ne kadar önlem alınırsa alınsın terör eylemlerinin tamamen durdurmanın ne kadar zor olduğunu görmüş olduk. Türkiye’de son bir yılda birçok patlama gerçekleşti bunların yarısından çoğu da canlı bombalar tarafından gerçekleştirildi. (2) Aynı zamanda ülkenin doğusunda PKK terör örgütüyle devam eden çatışmalarda birçok askerimiz şehit oldu. 
     Yaşanan bu trajedinin maalesef Türkiye açısından tek başına çözmesi imkansız bir düğüm olduğunu düşünüyorum. Bulunduğu konum noktasıyla IŞİD ile de yakın ilişkiler içinde kalan Türkiye PKK’yı da tam manasıyla bitirmek istiyorsa özellikle Ortadoğu’daki devletlerinde desteğini almalı.
     Konuyu toparlayacak olursak terör dünya gündeminin en büyük problemlerinden birisi ve özellikle üçüncü dünya devletlerinin kendilerini ifade etmelerinin en güçlü yolu. Bu yolu kesmek için diğer devletlerin realist yaklaşımlarından sıyrılıp küresel yönetişim ile bu sorunun üstesinden gelmeye çalışmaları gerekmektedir.
      
                                                                                                                                                                                                                                                  Ayşenur Bağlı



1.       Arı, Tayyar ,2011,Uluslar arası İlişkiler ve Dış Politika   
2.       https://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye-I%C5%9E%C4%B0D_%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1#.C3.87at.C4.B1.C5.9Fmalar

3.       Fendoğlu , Hasan Tahsin , “ULUSLARARASI BELGELERDE TERÖRİZM” (2000)